BÖLÜM 1
Bir zamanlar uzak bir köyde, herkes Nasrettin Hoca'nın bilgece sözlerini can kulağıyla dinler ve aklında tutarmış.
BÖLÜM 2
Bir gün köylülerden biri elinde parıl parıl parlayan altın bir sikke ile Nasrettin Hoca'nın yanına gelmiş.
BÖLÜM 4
Hoca, altını eline almış, evirmiş çevirmiş ve derin bir düşünceye dalmış.
BÖLÜM 5
Aniden Nasrettin Hoca, altını hiç çekinmeden yol kenarındaki sert bir taşın üzerine fırlatıvermiş.
BÖLÜM 6
Adam şaşkınlıkla bakarken Hoca, 'Bak, altın taşa çarptı ama hala parlıyor ve değerini koruyor,' demiş.
BÖLÜM 7
Hoca gülümseyerek eklemiş: 'Asıl hazine dışarıda değil, insanın içindeki iyilik ve sevgi dolu kalbindedir.'
BÖLÜM 8
O günden sonra köylüler altınlara değil, birbirlerine olan sevgilerine değer vererek mutlu mesut yaşamışlar.