Bir zamanlar, rüzgarın fısıldadığı yemyeşil ve huzurlu bir kamışlık vardı.
Küçük Ney, yuvasından ayrılıp bir enstrüman olduğunda kalbi hüzünle doldu ve şarkılar söylemeye başladı.
Ney'in sesi öyle dokunaklıydı ki, onu duyan kadın, erkek, çocuk herkesin gözleri sevgiyle doldu.
Küçük Ney, 'Ben her zaman eski yuvamı ve aslımı özlüyorum,' diye fısıldadı rüzgara.
Gittiği her mecliste şarkılar söyledi, herkesle arkadaş oldu ama her kalbe dokunamadı.
Herkes onun şarkısını kendi bildiği gibi dinledi, ama içindeki derin sırrı çok az kişi fark etti.
Onun sesi sadece bir hava değil, içindeki sıcacık bir sevgi ve aşk ateşiydi.
Can ile beden gibi olan bu güzel ezgi, her zaman sevgiye ve gerçek evine kavuşmayı bekleyecekti.