Mevlana'nın yüzyıllar boyu kalpleri ısıtan tatlı öğütleri, sevimli kahramanımız Bilge Ney eşliğinde çocuklarınızın dünyasına konuk oluyor. Hazır mısınız?
Bir zamanlar, eski bir kulübede yaşayan bilge bir amca ve onun sihirli bir Ney’i varmış. Ney, üflendiğinde sanki kalplere bir sevgi ateşi düşürür, herkese huzur verirmiş.
Bu Ney, çok uzaklardaki sazlığından ayrıldığı için hep dertli şarkılar söylermiş. Şarkıları, sevdiklerinden ayrı düşenlere en iyi dost olur, tüm üzüntüleri dağıtırmış.
Ney’in içindeki sırlar öyle derinmiş ki, onları ancak kalbiyle dinleyenler anlayabilirmiş. Kulak duysa da kalp hissetmedikçe, bu masalsı nağmeler gizli kalırmış.
Ney, bize çok uzak yollardan ve sevginin gücünden bahseder; en zorlu hikayeleri bile bir ninni gibi fısıldarmış. Onun sesiyle çöller bile çiçek bahçesine dönermiş.
Günler geçip gitse de, Ney’in müziğiyle dost olanlar hiç yalnızlık çekmezmiş. Gökyüzündeki güneş ve ay, bu güzel ezgilere her gece eşlik edermiş.
Bilge Amca, "Deniz, balığı suya doyuramaz" dermiş; çünkü seven insan hep daha fazla sevgi ararmış. Tıpkı masmavi bir denizde dans eden mutlu balıklar gibi.
Aşkın Sınırsızlığı
Henüz pişmemiş bir meyve, olgunlaşmış olanın tadını bilemezmiş; bu yüzden bazı sırlar yaşanarak öğrenilirmiş. Bilge Amca, "Sözü kısa kesmeli, kalbi dinlemeli" diye fısıldarmış.
"Ey çocuk, altın ve gümüş zincirlerini kır ki ruhun özgür kalsın" demiş Bilge Amca. Gerçek hazine, dışarıdaki eşyalar değil, içindeki sonsuz sevgide saklıymış.
Özgürlük ve sevgi, yeryüzündeki tüm altın ve gümüşlerden çok daha değerlidir.
Soruları doğru cevaplayarak bilge bir kaşif ol!
Bilge Ney'in tüm sırlarını öğrendin. Kalbinin kapılarını her zaman sevgiye ve müziğe açık tutmayı sakın unutma!