The Hunter and the Wise Bird's Three Teachings

AVCI VE AKILLI KUŞUN ÜÇ ÖĞÜDÜ

Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda yaşayan meraklı bir avcı, günün birinde rengarenk tüyleri olan minik ve çok özel bir kuş yakalamış.

Hunter gently holding a colorful bird

BÖLÜM 1: Avcı ve Kuş

Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda yaşayan meraklı bir avcı, günün birinde rengarenk tüyleri olan minik ve çok özel bir kuş yakalamış.

Minik kuş dile gelmiş ve "Eğer beni serbest bırakırsan, sana hayatın boyunca rehberlik edecek üç altın öğüt veririm" demiş.

Wise bird speaking to the hunter

BÖLÜM 2: Kuşun Teklifi

Avcı merakla kabul etmiş; kuş avcının avucundayken ilk öğüdünü fısıldamış: "Olmayacak bir şeye asla inanma."

Avcı kuşu serbest bırakmış ve kuş hemen bir ağaç dalına konup ikinci öğüdünü söylemiş: "Elininden kaçıp giden fırsatlar için asla üzülme."

Bird whispering its first teaching

İLK ÖĞÜT

Avcı kuşu serbest bırakmış ve kuş hemen bir ağaç dalına konup ikinci öğüdünü söylemiş: "Elininden kaçıp giden fırsatlar için asla üzülme."

Bird perched on a branch giving its second teaching

İKİNCİ ÖĞÜT

Sonra kuş avcıya bir oyun oynamış: "Biliyor musun, karnımda kocaman bir elmas vardı, beni bıraktığın için çok şey kaybettin!"

Hunter's shocked reaction to the bird's trick

KUŞUN OYUNU

Avcı dövünmeye ve pişmanlıkla ağlamaya başlayınca kuş gülmüş: "Hemen iki öğüdümü de unuttun; hem küçücük kuşta elmas olacağına inandın hem de giden fırsat için üzüldün!"

Wise bird teaching the hunter a lesson

DERS ÇIKARMA

Kuş, dağın tepesine doğru süzülürken son öğüdünü vermiş: "Üçüncü öğüdüm ise şudur; sadece dinlemek yetmez, öğrendiklerini her zaman aklını kullanarak uygula."

Bird flying towards a mountain peak with the final teaching

SON ÖĞÜT

Avcı o günden sonra her duyduğuna inanmamış ve elindekilerin kıymetini bilerek, ormanda huzur içinde yaşamaya devam etmiş.

Hunter living peacefully in the forest

HUZURLU SON

Avcı o günden sonra her duyduğuna inanmamış ve elindekilerin kıymetini bilerek, ormanda huzur içinde yaşamaya devam etmiş.